"Çocuğumuz, sabahtan gece uyuyana kadar devamlı hareket halinde. Hiperaktif olmasından korkuyorum, ancak eşim 'o sadece çocuk' diyor. Kim haklı?"
Martım
martim.org
Kurumumuza getirilen çocuk, önce özel eğitimci, psikolog, çocuk gelişimi uzmanı gibi profesyoneller tarafından değerlendirilir. Bu değerlendirme sonunda ne tür eğitim uygulanacağı belirlenerek "Bireyselleştirilmiş" Eğitim Programına alınır.
ÖZEL GEREKSİNİMLİ BİR ÇOCUĞA SAHİP OLMAK
Özel gereksinimli bir çocuğa sahip olmak, ebeveynlere öfke, şaşkınlık, çaresizlik, suçluluk gibi duygular yaşatabilir. Beklentilerin dışında bir gerçekle karşılaşmak, hayal kırıklığı, şaşkınlık ve öfkeyi beraberinde getirebilir. Hiç başımıza gelmez sandığımız şeylerle karşılaştığımızda yaşanılan şaşkınlık, Türkiye şartlarında bununla boğuşmak ve üstesinden gelmeye çalışırken öfkeye dönüşebilir.
İnsanoğlunun doğasının en temel arayışlarından biri “neden”dir. Karşılaştığımız olaylara kendi mantığımız içinde atfettiğimiz nedenlerle, çevremizdeki dünyayı anlaşılır ve en önemlisi güvenli kılarız. Olaylar arasındaki sebep-sonuç ilişkilerinin kurulamadığı bir dünyada yaşamak korku, şüphe ve kaygı dolu olurdu. Bu sebeptendir ki, özel gereksinime sahip çocukların anne-babaları da en doğal insan davranışı olarak neden arayışı içine girerler. Bu arayış henüz nedenleri tam olarak anlaşılamamış engellere (otizm, mental retardasyon, DEHB. vb.) sahip çocukların aileleri için daha da sıkıntılı ve karmaşık bir süreçtir. Dayanacak, tam olarak tıbbi bir neden bulamayan bu aileler kendilerine yönelebilirler. Nedeni kendilerinde arayabilir, nerede yanlış yaptıklarıyla ilgilenirken uykularını kaçırabilirler. Ailenin genetiği, hamilelik süreci, doğum sırası ve sonrası… olduğu gibi gözden geçirilir. Ve pek çok aile bu süreçten kendilerini suçlayarak çıkar. Çocuklarının sorununu, kendi hataları ya da başarısızlıkları gibi görebilirler.
Anne-babanın kendini suçlaması, hem kendileri hem de çocuk için durumu daha da zorlaştırır. Suçluluk beraberinde öfkeyi de getirebilir. Ebeveynler birbirlerine, kendi ailelerine, çocuklarına karşı öfkeli ve tahammülsüz hale gelebiliriler.
Aileler en temel savunma mekanizmalarından biri olan “inkar” dönemini de yaşayabilirler. Karşılaşılan yoğun sıkıntılı ve kaygılı bu durum inkar mekanizmasını ortaya çıkarabilir. Aile çocuklarının durumunu objektif olarak göremez hale gelebilir. Bu, durumu bir nevi reddir. Red, çocuğun durumunu olduğundan daha iyi ya da daha kötü olarak algılamaktır. Bu inkar mekanizması da, doğru değerlendirmeyi bozduğundan durumlara çözüm üretmek için gereken bakış açısını da etkiler. Bu da yine, çocukların gelişimini olumsuz etkileyen, zorlaştıran bir diğer durum olabilir.
Özel gereksinimli çocuğa sahip ailelerin sıklıkla karşılaştıkları bir diğer problem de toplum içindeyken yaşanabilir. Özellikle duyarsız bir toplumla başa çıkmaya çalışmak aileleri en çok yoran durumlardan biri haline gelebilir. Aileler toplum içindeyken çocuklarının etiketlenmesinden çekinebilirler, zaman zaman utanç duygusu yaşayabilirler. Karşılaştıkları durumlarda çocuklarına ya da çevredeki insanlara sinirlenebilirler. Bıkkınlık yaşayabilir, sorun yaşadıkları ortamlardan kendilerini mahrum edebilirler. Sokağa çıkmamak, ziyaretlere gitmemek şeklinde çözüm üretebilirler.
Bütün bu olumsuzluklarla birlikte her çocuğun bireysel özelliklerini görmek, onların aslında ne kadar da mucizevi işler başardıkları saptamak ailenin en büyük destekçisi olur. Özel çocuklar olduklarını görmek gerekir. Bazen de toplum kuralları içinde “normal” diye bildiğimiz kurallar dışında oldukları için onları yargılamamalı ve bu durum için üzülmek yerine onlarda keşiflere çıkmalıyız. Durum ne kadar zor ya da ağır olursa olsun bu çocuklardaki küçük pırıltıları görmenin hem aile hem çocuğun sağaltımında rolü çok büyüktür.
Her çocuğun mutlaka iyi yapabildiği bir şeyler vardır. Bunları bulup çıkarmak, bu cevherin değerini bilmek aileye ve eğitimcilere düşer. Bunları görebilmek için özel gözlükler değil sadece istek ve umut gerekir.
“Olumsuz düşünce bataklık gibidir, her çırpınışta daha da kendine çeker. İçindeyken, bataklıktan başka birşey düşünemez hale geliriz. Eğer kaldırıpta başımızı gökyüzüne bakabilirsek mutlaka tutunacak bir dal olduğunu görürüz. Çözüm olumsuzlukların bizi kör etmesine izin vermemektir. “
“Gerçekten istediğin, çabaladığın ve umutla beklediğin her şey birgün gerçekleşir.”
Yorum Yollayın
ÖZEL EĞİTİM VE REHABİLİTASYON HİZM. LTD ŞTİ.Email: info@martim.org |
||
|
No:5 Bakırköy/İstanbul |
|
|

ÖZEL EĞİTİM VE REHABİLİTASYON HİZM. LTD ŞTİ.