"Çocuğumuz, sabahtan gece uyuyana kadar devamlı hareket halinde. Hiperaktif olmasından korkuyorum, ancak eşim 'o sadece çocuk' diyor. Kim haklı?"
Martım
martim.org
Kurumumuza getirilen çocuk, önce özel eğitimci, psikolog, çocuk gelişimi uzmanı gibi profesyoneller tarafından değerlendirilir. Bu değerlendirme sonunda ne tür eğitim uygulanacağı belirlenerek "Bireyselleştirilmiş" Eğitim Programına alınır.
Ailelere Yönelik Çalışmalarımız
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
| Aylık Seminerler |
Eğitim Danışmanlığı |
Psikolojik Danışma | Aile Terapisi |
Ailelere yönelik Terapi
Toplumun temel çekirdeği olan çocuk, esas olarak aile içinde yetişir, bilinçlenir ve topluma hazırlanır. Anne-babanın temel görevi, çocuğun duygusal, fiziksel ve sosyal gereksinimlerini karşılamak, bir yandan da, sağlıklı gelişimi için en iyi ortamı hazırlamaktır. Bugünün sağlıklı çocuklarının yarının sağlıklı toplumunu oluşturacağı düşünüldüğünde, ailenin önemi daha iyi anlaşılacaktır. (Şendil, 2003) Yine bu amaçla, ailelere psikolojik destek ve danışma vermenin önemi anlaşılmaktadır.
Bu destek ve danışma çocuğun ve ailenin kendine has özellikleri üzerinden gerçekleştirilir. Özel eğitim kurumlarında da özel gereksinimli çocukların, yine, bireysel özelliklerine dayanılarak çalışılır. Bu noktada verilen destek, normal gelişim gösteren çocukların aileleriyle yapılan çalışmalardan, bir takım farklılıklar gösterir. Çünkü özel gereksinime sahip çocukların aileleri, diğer ailelerin sahip olmadıkları, bazı ortak problemleri paylaşmaktadır.
aile bireylerinin, kardeşlerin yaşadıkları bireysel problemler de aile içi etkileşimi, iletişimi bozabilir. Bu durum özel eğitim alan çocuk üzerinde olumsuz etkilenmeye, gerilemeye neden olabilir. Böyle olduğunda ailenin diğer bireyleri için gerekli görüşmeler yapılır ve ihtiyaç görülen durumlarda uygun yönlendirmeler yapılır.
Daha önce de bahsedildiği gibi bütün zorluklar yaşanırken, psikolojik destek ve danışmanlık anlamında ailenin işbirliği, hem ailenin hem de çocuğun eğitimi ve gelişimi için büyük önem taşımaktadır. Özel eğitim sürecinde çocuğun ilerleme kaydetmesi aile ortamının ne kadar sağlıklı olduğuyla yakından ilişkilidir. Eğitim ve psikolojik destek paralel devam ettiği sürece, eğitimden verim alınabilir. Aile kurumla sürekli irtibat halinde kalmalı, sıkıntılarını duygularını paylaşmalı, ve sorularını dile getirmelidir.
Bu programın kapsamında bir çok boyut vardır. Örneğin, destekleyici danışma ve davranışsal ebeveyn eğitimi, ebeveyn eğitimi, davranış biçimlendirme, problem çözme, krize müdahale stratejileri, psikodrama, yalnızca çocuk veya ebeveyn ile birlikte yapılan bilişsel-davranışçı danışma teknikleri gibi… (guldner,1991;kaufman ve Rudy,1991; Kolko,1996) (Nazlı,2001)
Psikolojik destek sağlarken amaç, anne-babanın yaşadığı suçluluk duygusu, inkar mekanizmaları, toplum içindeyken çektikleri sıkıntılar, kendileri ve çocuklarıyla ilgili algıları, çaresizlikleri, öfkeleri… çerçevesinde içinde bulundukları depresif durumu çözümleyebilmek, objektif bakış açısını aileye kazandırabilmektir. Objektif bakış açısını kazanan aile daha motive ve tedavi için daha istekli olur. Çocuğun durumunu objektif değerlendirebilmek, eğitim ve tedavi için doğru adımları atabilmenin temel taşıdır.
Psikolojik destek ve danışma da ailenin bilgilendirilmesi de önemli yer tutar. Aileleri gelişmelerden haberdar etmek ve doğru yerlere yönlendirmekte danışmanın önemli bir parçasıdır.
Ailenin,
Kendi yaklaşımlarıyla ilgili farkındalıklarını arttırmak,
Çocuklarından ve kendilerinden beklentilerini doğru seviyede belirlemesini, gerçekçi hedefler koymalarını, olumsuzlukların yanında olumluları da görmelerini sağlamak,
Bununla birlikte;
Ailelerin normal aile yaşantılarını ve iletişim kalıplarını gerektiği durumlarda yeniden düzenleyerek, bütün bireyler için kolaylaştırmak,
psikolojik destek ve danışmanın temel içerikleridir.
“Yapmamız gereken, siz ve biz işbirliği içinde şu anda çok çalışmak.”
ÖZEL GEREKSİNİMLİ BİR ÇOCUĞA SAHİP OLMAK
Özel gereksinimli bir çocuğa sahip olmak, ebeveynlere öfke, şaşkınlık, çaresizlik, suçluluk gibi duygular yaşatabilir. Beklentilerin dışında bir gerçekle karşılaşmak, hayal kırıklığı, şaşkınlık ve öfkeyi beraberinde getirebilir. Hiç başımıza gelmez sandığımız şeylerle karşılaştığımızda yaşanılan şaşkınlık, Türkiye şartlarında bununla boğuşmak ve üstesinden gelmeye çalışırken öfkeye dönüşebilir.
İnsanoğlunun doğasının en temel arayışlarından biri “neden”dir. Karşılaştığımız olaylara kendi mantığımız içinde atfettiğimiz nedenlerle, çevremizdeki dünyayı anlaşılır ve en önemlisi güvenli kılarız. Olaylar arasındaki sebep-sonuç ilişkilerinin kurulamadığı bir dünyada yaşamak korku, şüphe ve kaygı dolu olurdu. Bu sebeptendir ki, özel gereksinime sahip çocukların anne-babaları da en doğal insan davranışı olarak neden arayışı içine girerler. Bu arayış henüz nedenleri tam olarak anlaşılamamış engellere (otizm, mental retardasyon, DEHB. vb.) sahip çocukların aileleri için daha da sıkıntılı ve karmaşık bir süreçtir. Dayanacak, tam olarak tıbbi bir neden bulamayan bu aileler kendilerine yönelebilirler. Nedeni kendilerinde arayabilir, nerede yanlış yaptıklarıyla ilgilenirken uykularını kaçırabilirler. Ailenin genetiği, hamilelik süreci, doğum sırası ve sonrası… olduğu gibi gözden geçirilir. Ve pek çok aile bu süreçten kendilerini suçlayarak çıkar. Çocuklarının sorununu, kendi hataları ya da başarısızlıkları gibi görebilirler.
Anne-babanın kendini suçlaması, hem kendileri hem de çocuk için durumu daha da zorlaştırır. Suçluluk beraberinde öfkeyi de getirebilir. Ebeveynler birbirlerine, kendi ailelerine, çocuklarına karşı öfkeli ve tahammülsüz hale gelebiliriler.
Aileler en temel savunma mekanizmalarından biri olan “inkar” dönemini de yaşayabilirler. Karşılaşılan yoğun sıkıntılı ve kaygılı bu durum inkar mekanizmasını ortaya çıkarabilir. Aile çocuklarının durumunu objektif olarak göremez hale gelebilir. Bu, durumu bir nevi reddir. Red, çocuğun durumunu olduğundan daha iyi ya da daha kötü olarak algılamaktır. Bu inkar mekanizması da, doğru değerlendirmeyi bozduğundan durumlara çözüm üretmek için gereken bakış açısını da etkiler. Bu da yine, çocukların gelişimini olumsuz etkileyen, zorlaştıran bir diğer durum olabilir.
Özel gereksinimli çocuğa sahip ailelerin sıklıkla karşılaştıkları bir diğer problem de toplum içindeyken yaşanabilir. Özellikle duyarsız bir toplumla başa çıkmaya çalışmak aileleri en çok yoran durumlardan biri haline gelebilir. Aileler toplum içindeyken çocuklarının etiketlenmesinden çekinebilirler, zaman zaman utanç duygusu yaşayabilirler. Karşılaştıkları durumlarda çocuklarına ya da çevredeki insanlara sinirlenebilirler. Bıkkınlık yaşayabilir, sorun yaşadıkları ortamlardan kendilerini mahrum edebilirler. Sokağa çıkmamak, ziyaretlere gitmemek şeklinde çözüm üretebilirler.
Bütün bu olumsuzluklarla birlikte her çocuğun bireysel özelliklerini görmek, onların aslında ne kadar da mucizevi işler başardıkları saptamak ailenin en büyük destekçisi olur. Özel çocuklar olduklarını görmek gerekir. Bazen de toplum kuralları içinde “normal” diye bildiğimiz kurallar dışında oldukları için onları yargılamamalı ve bu durum için üzülmek yerine onlarda keşiflere çıkmalıyız. Durum ne kadar zor ya da ağır olursa olsun bu çocuklardaki küçük pırıltıları görmenin hem aile hem çocuğun sağaltımında rolü çok büyüktür.
Her çocuğun mutlaka iyi yapabildiği bir şeyler vardır. Bunları bulup çıkarmak, bu cevherin değerini bilmek aileye ve eğitimcilere düşer. Bunları görebilmek için özel gözlükler değil sadece istek ve umut gerekir.
“Olumsuz düşünce bataklık gibidir, her çırpınışta daha da kendine çeker. İçindeyken, bataklıktan başka birşey düşünemez hale geliriz. Eğer kaldırıpta başımızı gökyüzüne bakabilirsek mutlaka tutunacak bir dal olduğunu görürüz. Çözüm olumsuzlukların bizi kör etmesine izin vermemektir. “
“Gerçekten istediğin, çabaladığın ve umutla beklediğin her şey birgün gerçekleşir.”
AİLELERE YÖNELİK SEMİNERLER
Kurumumuzda aileleri bilgilendirmek, sorunlarla baş etmelerini sağlamak ve birbirleriyle etkileşimlerine olanak yaratmak için ayda 1 olmak üzere seminerle düzenlenmektedir.
2006- 2007 eğitim döneminde bazı seminer başlıkları belirlenerek ailelere anket olarak sunulmuş ve ihtiyaç doğrultusunda bu seminerler ailelere sunulmuştur.
2006- 2007 eğitim döneminde gerçekleştirilen seminerler:
1. Davranış Problemleri,
2. Oyun ve İletişim,
3. Ders Çalışma Yöntemleri,
4. Tuvalet Eğitimi,
5. İnce Motor Gelişimi
6. Öz Bakım Becerileri
7. Çocuk-Anne-Baba İlişkileri
8. Başardıklarımız ve Aile Motivasyonu
9. Sosyal Beceri Öğretimi
10. Sürekli Eğitim Nedir? Özel Eğitimde Neyi Amaçlıyoruz?
ÖZEL EĞİTİM VE REHABİLİTASYON HİZM. LTD ŞTİ.Email: info@martim.org |
||
|
No:5 Bakırköy/İstanbul |
|
|





ÖZEL EĞİTİM VE REHABİLİTASYON HİZM. LTD ŞTİ.